Kendinize ait olan şiirlerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz? Adresimiz info@suleymaniye.nl
GÖNÜL DOSTU
Terk eyleyip şu dünyayı
Gel gidelim dosta gönül
Bırakıp artık
rüyayı
Gel görelim dostu gönül
Aldanmayıp şu dünyaya
Duâ edelim Hüdâya
Sular gibi hep deryaya
Gel akalım dosta gönül
Riyayı kalpten atıp
Takvayı örtü yapıp
Beraberce kucak açıp
Gel saralım dostu gönül
Bu yol ki
Hak denizi
Yıkananlar en temizi
Kur-ândan alıp feyizi
Gel erelim dosta gönül
Aşkı yatarsa gönüldü
Sual sorulmaz Mahşerde
Aramızdan kalksın
perde
Gel sevelim dostu gönül
Geçmek kolaymı sıratı
Haktan diledim muradı
Süleymanım aciz canı
Gel verelim dosta gönül
Süleyman Balkaya
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Selamım olsun kardeşim sana
Üzülerek doldu gözlerim yaşla
Sensiz bayramım zehirdir bana
Dostum bayramın mübarek olsun
Acı çekerim bağrım yanar
Uçan kuşlardan hatırın sorar
Sensiz bayrami gönül nider
Gardaş bayramın mübarek olsun
Doğuştanmı bilmem bahtım
karalı
Kurbanı kestim kalbim yaralı
Neyleyim sensiz geçen bayramı
Arkadaş bayramın mübarek olsun
Gurbet ellerinde mektup okunur
Mektup gelmez ise boynum bükülür
Gözlerimden kanlı yaşlar dökülür
Kardeşim bayramın
mübarek olsun
Süleymanım gurbette gelenim yok
Candan yüzüme gülenim yok
Mübarek etten yiyenim yok
Bansiz bayramınız
mübarek olsun
Süleyman Balkaya
SİNEYE DÖN
ÇAĞRISI
Vatan denince
akan sular durmuyor,
Durdurmak gerek.
Al'ın ve Ayyıldız'ın manası
bilinmiyor,
Bildirmek gerek.
İbrahim Sağır
Devamı için
veya diğer İbrahim Sağır şiirlerini görmek için burayı tıklayınız.
SÜLEYMANİYE'DE BİR BAYRAM SABAHI
O Hollanda Tilburg'ta
bir gurbetçi
Saat altı,
Zil çaldı.
Abdest aldı,
Önce Türkiye'yi aradı.
Evinden çıktı,
Arabasıyla Süleymaniye,
Yoluna koyuldu.
Anası, babası, bacısı ve abileri,
Geldi aklına Allahuekber,
Fısıltıları arasında.
Gırtlağına birşey
oturdu,
Adını koyamadığı.
Hüzünlenmişti,
Aldığı tekbirler,
İçini biraz ferahlatıyor,
Fakat acısını
dindirmiyordu.
Bu kaçıncı bayram sabahıydı,
Boğazına hasret acısının düğümlendiği.
Bu kaçıncı bayram sabahıydı,
Anadan atadan uzak.
Derken, Süleymaniye'ye yaklaşmıştı.
Dudaklarına ulaşan,
Gözyaşlarını sildi.
Tilburg'a meydan okurcasına,
Yıldız kubbesi,
Hilal gövdesi ile,
Dimdik ayakta duran o,
Türklüğün ve İslamiyetin,
Tek sembolü, Mabedine geldi.
Pak bayramlıkları içinde,
Oğlunun elinden tutup,
Koşarcasına ilerleyen
babalari,
Seyre daldı.
Sonra içeri girdi.
Bugünün diğer günlerden,
Bir farkı vardı.
Herkesin yüzünde tatlı,
Bir tebessüm,
Yüreğinde kıpır
kıpır,
Bir heyecan vardı.
Balkona çıkarak Süleymaniye'nin,
İçini seyretti.
Yarab o ne muhteşem,
Birliktelik,
Yaşlı, genç ve çocuk,
Sanki birbiri üzerine,
Yığılan kalabalık.
Bu günleri bize,
Gösteren yaratıcıya
şükretti.
Bu mabedi meydana,
Getiren kardeşlerine,
Teşekkür etti.
Her zaman ki
şevk ile,
Vaazlar edildi,
Bayram namazı kılındı.
Ve herkes büyük küçük,
Tek bir vücut,
Düşman çatlatan birlik.
Coşku ile,
Ettiler birbirinlerini tebrik.
Benlik bitti,
Biz varız artik.
Hüzün yerini,
Sevince,
Hasret yerini,
Mutluluğa bıraktı
İbrahim Sağır
Aralık /06 Hollanda
GİTTİ GİDİYOR GENÇLİK
Henüz öndört onbeş yaşında,
Yaşıtları okula
gider,
O kolay para peşinde.
Ömrünün en güzel deminde,
Gitti gidiyor gençlik.
Şaşma Akif'im,
Şimdi zincir uyuşturucu kılığında,
Dağları yırtsanda,
Seller gibi kükresende,
Zincire vurulmuş,
Gitti gidiyor gençlik.
Akif'im,
Yüzüm kızarıyor istemeye.
İhtiyacımız var Safahat'ındaki küfeye.
Ayakta durmaktan aciz, yıkılan,
Hiç dolu şişe bırakmadan,
Gitti, gidiyor gençlik.
Kemal'im
Sen Türkiye Cumhuriyetini,
Gençliğe emanet ettin.
Birinci vazifen onu korumaktır dedin.
Cumhuriyetin anlamını
bilmeden,
Gitti, gidiyor gençlik.
Fatih'im,
Sen Nur'un emri ile,
İstanbul'u fethettin.
Herkes istediği gibi yaşasın dedin.
Köprü altında, yıkık viranelerde,
Düşmüş tiner tenekeleri peşine,
Gitti, gidiyor gençlik.
Uyum, entegrasyon yada her ne ise,
Eger dur demez isek,
Biz bu gidişe,
Konuşamayacak,
Tercümansız dedesi
ile.
Asimilasyona uğrayıp,
Gitti gidiyor gençlik.
Hayatta evrim geçiriyor,
Ben gece dışarıyı
görmez iken,
Hayat gece yarısından sonra başlıyor,
O nerede kiminle düşüp kalkıyor,
Zevkinin peşine düşüp,
Gitti gidiyor gençlik.
Mayıs / 07 Hollanda
İbrahim Sağır
KENDİME GETİR BENİ
Akşam işimden çıktığımda,
Ne olursun ayağım
evime götür beni.
Karanlık sokaklara daldığımda,
Ne olursun ayağım
ışığa getir
beni.
Dönüşü olmayan yol ayrımına geldiğimde,
Ne olursun ayağım
doğru yola götür beni.
Sıkıntılar içinde
bunaldığımda,
Ne olursun ayağım
feraha yetir beni.
Çaresizlikler içinde kıvrandığımda,
Ne olursun ayağım
huzura götür beni.
Benliğimi yitirip kaybolduğumda,
Ne olursun ayağım
kendime getir beni.
Nisan 07 / Hollanda
İbrahim Sağır
KENDİM
Önce kendini seveceksin,
Sevgi tohumlarini yüreğine ekeceksin.
Önce kendinle barışacaksın,
Süresiz bir barış andı imzalayacaksin.
Önce kendini eleştiriceksin,
Verip veriştirecek hatalarını bulacaksın.
Önce kendini düzelteceksin,
Eğri, büğrü yollarını dümdüz edeceksin.
Önce kendinle dost olacaksın,
Dostunu iyi arayip bulacaksin.
Sendeki seni asip bizlere
ulaşacaksın,
İste o vakit bendeki ben ile tanışacaksin.
Ocak / 07 Hollanda
İbrahim Sağır
DOKUNMAYIN
KARADENİZİMİZE
Tutulmuşum Karadenizimin
dağına, tepesine
Trabzonsporlu insanımın
şalına beresine
Kurbanım Trabzonumun horonlu töresine
Dokunmayın Trabzonumun kemençeli
yöresine.
Son zamanlarda serseri çığlıklar
Attıği kurşunun
nereye gittiğini bilmeyen çaylaklar
Sanki çeteye, kavgaya tiryaki olmuşlar
21. yüzyılda çağa
uzanan bu gencecik yavrular.
Konuştukça çıkar ortaya dedi kodular
Trabzonumu bunlar mı kurtarırlar
Kirli kirli afişlerle yola koyanlar
Baktıkça sırtarır o çirkin yazılar.
Millî kimlik her milletin kimliği
Bu kimlikten yoksun insan sayılmaz
Aslını inkardan Türk vatandaşı olunmaz
Ayrılma izinden büyük Atanın
Ey! Türk oğlu kendine gel artık.
Subat / 07
Ali YILDIZ