«

»

May 28

Tilburg Süleymaniye Külliyemiz içerisinde hedeflediğimiz esas ve amaç

 

Tilburg Süleymaniye Külliyemiz içerisinde hedeflediğimiz esas ve amaç

Toplum içerisinde Gençleri Etkileyen Faktörler:
Aile, arkadaş grubu, okul ve eğitim, çevre ve kitle iletişim araçları, gençleri etkiyen faktörlerden bazılarıdır.

Aile, çocuğa ilk bilgilerin verildiği yerdir. Ailenin sağlam olması gerekir. Sağlam aileden sağlam nesiller, sağlam nesillerden sağlam milletler, sağlam milletlerden sağlam devletler meydana gelir. Avrupa’da gençliğin en büyük problemi ailenin zayıf oluşudur. Aile çocuklarına sevgi göstermelidir ki, sonra çocuklar da onlara saygı göstersin. Sevgisiz yetişen çocuklar problemli olmaktadır.

Ailenin dini bilgisi bakımından önemi büyüktür. Çocuk ilk dini bilgileri, dua ve ibadet şekillerini aile ocağında öğrenir. Genç aile ocağından birini kendine örnek seçer ve onu taklit eder. Aile fertleri çocuğa doğru bilgi vermeli ve onu topluma kazandırmak için camiye alıştırmalıdır.

Çocukların gençlik çağındaki aşırılıkları, isyanları, kendi başına birey olmaya çalışırken çevrelerine verdikleri zararları en aza indirmenin ve problemleri çözmenin yolu, ailede sevgi ve güven ortamını temin etmekten geçer. Böyle bir ortam da küçük yaştan itibaren aile fertleri arasında kurulan iletişime ve çocuklarına verilen eğitime bağlı olarak gelişir. Çocuklarını doğru ve sağlam bir inanca sahip olarak güzel bir ahlâkla yetiştirebilmek için ailelerin en baştan itibaren çocuklarıyla doğru bir iletişim kurmaları gerekmektedir

Ailenin çocuklarına karşı sorumlulukları şunlardır: Doğduğunda manası güzel bir isim koymak, ekonomik güçleri oranında besleyip büyütmek, onlara iyi bir terbiye vermek, kendilerine bu konuda örnek olmak, dinî bilgileri öğretmek, hayatlarını kazanacakları yolları göstermek, telkinle ve örnek olmakla onları ibadete alıştırmak ve evlendirmektir.

Arkadaş grubu, yaklaşık olarak aynı yaştaki kişilerden oluşur. Gençler, arkadaşlarıyla birlikte olmayı tercih ederler. Arkadaşlar, tutum ve davranışları ile birbirlerini etkilerler. “Üzüm üzüme baka baka kararır” atasözünde olduğu gibi, insan arkadaşlarından etkilenir. “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” sözü ile de, iyi arkadaş seçilmesinin önemi vurgulanmıştır.

Okul ve eğitim: Gençler okulda hem kendilerini eğitmekle görevli yaşlılarla etkileşir, hem de kendi yaşında veya daha küçük kişilerle etkileşim içinde olur. Okul ferde eğitim verir ve onu topluma hazırlar. Gençler model aldıkları kişileri okulda seçerler. Meslekler de bu dönemde seçilmeye başlar.

Eğitim, kişinin davranışlarında onun yaşantısı yoluyla ve bir maksada bağlı olarak istenilen değişmeyi meydana getirme sürecidir. Eğitim, eğitmek ve yetiştirmek anlamına gelir. İbn-i Sina, eğitimi, taş üzerine nakışlar yapmaya, Gazali ise, yabani ısırgan otlarını ayıklayan bir bahçıvanın faaliyetine benzetmektedir.

Günümüz gençliğinin problemlerine dinimizin ortaya koyduğu çözüm yolları içinde en önemlilerinden biri de eğitimdir. Dinimiz İslâm, ilme, eğitim ve öğretime büyük önem vermiştir. İlim öğrenmede kadın erkek ayrımı gözetmemiştir. Eğitimde fırsat eşitliği önemlidir.

Peygamberimiz (s.a.s.),

İnsanlara hem maddi hem de manevi ilimlerin verilmesini tavsiye etmiştir.

Sadece dini ilimler taassuba, sadece pozitif ilimler şüpheye götürür. Eğitimde kafa ve kalp bütünlüğü sağlanmalıdır.

Kafasında çağının en son bilgileri olmalı, kalbinde de imanı bulunmalıdır.

Gazali’ye göre terbiye bir ilim işidir. Terbiyenin nihaî gayesi olan iyi insan yetiştirme işi, ilim sayesinde gerçekleşebilir. Ancak teori alanındaki bir ilim, pratiğe uygulanmadığı sürece bir değer ve manâ ifade etmez. Gazali, İslâm’ın ahlâk ve eğitim konusundaki beraberlik prensibini de benimsemektedir. O, Ey Oğul isimli pedagojik bilgilere yer verdiği eserinde şunları söyler: “Ey oğul, oğluna ve kızına küçükken ahlâk öğret. Ancak küçük iken öğretmelisin, büyüdüğü zaman zor olur. Ailenin ve çocuklarının suçlarını gördüğün zaman bağışla.” (Gazalî 1986, 16) Gazalî, görüldüğü gibi, çocukken terbiyenin önemine ve hoşgörüye dikkatleri çekmektedir.

Dinimize göre eğitimin gayesi, mükemmel insan yetiştirme ve faziletli toplum oluşturmaktır.

Hz. Ali (r.a.),

çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların yaşayacakları zamana göre yetiştiriniz

sözleri ile, ileriye dönük eğitimin verilmesini tavsiye etmiştir.

Milletimizin dinî, ahlâkî, insanî ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, toplumunu seven ve daima yükseltmeye çalışan yurttaşlar yetiştirmek gerekir

Kitle haberleşme araçları basın, radyo, televizyon, sinema, bilgisayar, internet gibi araçlardır. Günümüzde gençler üzerinde bunların çok büyük etkisi vardır. Kitap, dergi, gazete gibi araçlar, bilgi aktarmakla kalmaz, aynı zamanda yön verirler.

Gençlik Problemleri ve Dinimizin Ortaya Koyduğu Çözüm Yolları

Bilimsel araştırmaların sonuçlarına göre toplumda en çok görülen, günümüz gençliğinin temel problemleri ve dinimiz İslâm’ın ortaya koyduğu çözüm yollarından bazıları şunlardır:

Alkol ve Uyuşturucu Kullanmak

İslâm hukukunda ahkâmın üzerine oturduğu esaslar veya gözettiği hedefler, dini, aklı, nefsi, nesli ve malı korumaktır. Dinimizin çok değer verdiği ve korumaya çalıştığı akla zarar veren alışkanlıkların başında alkol ve uyuşturucu gelmektedir. Alkollü içkiler hem ferdî hem de içtimaî bir problemdir. Bunları kullanan fertlerin yanında ve çevresinde bulunanlar olumsuz etkilenir.

Alkol ve uyuşturucu madde bağımlısı olan kişiler aklını sağlıklı kullanamaz, karar verme ve muhakeme yeteneğini kaybeder. İnsanın psikolojini bozar, onu kavgacı yapar ve kendine, canına ve malana zarar verir hale getirir. Bilhassa alkolikler, aileleri için muzır hale gelirler. İçki, ailelerin parçalanmasına da yol açar. İnsanı geçimsiz, kavgacı, saldırgan, suça, kaza yapmaya ve cinayet işlemeye uygun hale getirir. Dolayısıyla:

Gençler, alkol ve uyuşturucudan katiyen uzak durmalı, Allah’ın emir ve yasaklarını gözetmelidir. Her hususta olduğu gibi bu hususta da helâl dairesi geniştir, harama girmeye gerek yoktur.

Yukardaki özelliklere sahip olan gençlik yetiştirmek için, bilhassa azınlık olarak yaşadığımız toplum içerisinde Özgüvenli gençler yetiştirmekten geçer.

Özgüven önemli bir kişisel özelliktir; yaşamla baş etmemizi ve sorunlarla gerçekçi bir şekilde mücadele etmemizi sağlar ve zorluklara dayanmamızı kolaylaştırır.

Özgüven kazanma süreci, yaşamın önemli zorlukları ile başa çıkma gücüne sahip ve mutlu olmaya layık bir kişi olma deneyimidir. Özgüven insana güç verir, enerjisini artırır ve daha fazla çaba göstermeye özendirir. Başarı için ilham kaynağıdır. Başarılarımızla gurur duymamızı ve onlardan keyif almamızı sağlar.

Sonuç:

Demek oluyor ki: Vazifemiz Özgüvenine sahip, hem maddi hem de manevi ilimlerle donatılmış Kafasında çağının en son bilgileri olan, kalbinde de imanı bulunan, alkol ve uyuşturucudan uzak duran, dinini, aklıni, nefsini, neslini ve malını koruyan gençlik yetiştirmek.

Tilburg Süleymaniye Külliyemiz içerisinde hedeflediğimiz esas ve amaç budur ve bu olmalıdır ki toplumumuzun ve neslimizin bu toplum içerisinde yaşayan azınlık olarak muhafaza edilmesini sağlayalım.

 

Burhanettin YILMAZ
Tilburg Süleymaniye Camii Başkanı